banner

Kimse Kimsenin Rızkını Yiyemez!

Yayınlama: 04.06.2026
Düzenleme: 04.06.2026 23:24
A+
A-

Çok kazanmak rızkı artırmadığı gibi, çok kaybetmek de rızkı azaltmaz.

Daha çocuk, anne karnındayken, Cebrail aleyhisselam ona der ki:
Ey bebek Sen hiç endişe etme! ALLAH’u teâlâ yiyeceğin rızıkların hepsinin üstüne senin ismini yazdı.
Rızık, ezelde takdir edilmiştir. Senin ne zaman, nerede öleceğin bildirilmiştir. O bir an ileri gitmez, geri de kalmaz.

Kişi kendi rızkını aramasa da, rızkı o kişiyi arar.

Herkes ancak kendi ismi yazılı olan rızka kavuşabilir. Nitekim bir kimse hastalanınca belki kefaret gerekebilir diye ihtiyaten orucunu bozmak için çiğ pirinç tanesi yutar. Nasıl olmuşsa pirinç, boğazına takılıp kalır. Öksürür, bağırır çıkmaz. Doktorlar, Bunu almak için ameliyatla nefes borusunu yarmak gerekir, buna imkânımız yok, biz bunu yapamayız derler. Bir dostu Sen Evliya bir zata git, o sana okusun, dua etsin, belki öyle kurtulabilirsin der. Pirinç yiyen kişi, bir zata gider, o zat da, Evladım, bu benim işim değil. Bağdat’ta şu adreste, şöyle mübarek bir zat var, sen doğru ona git der. İstanbul nere, Bağdat nere! Ama can meselesi olduğu için mecburen gider. Bağdat’ta, o mübarek zatı bulur. Durumunu anlatır. O zat da, Evladım, burada mümkün değil, bu pirinç tanesini çıkaracak olan zat Buhara’da der. Adam çok üzülür, ama can tatlı, düşer yollara. Buhara’ya gelir, tekkeyi bulur. O mübarek zat da, sohbet ediyormuş, iğne atılsa yere düşmeyecek kadar kalabalık. İçerisi çok kalabalık olduğu için Kapının eşiğine oturur.

Oturur oturmaz hapşırık ile birlikte öksürür gelir ki, pirinç tanesi hop diye yere düşer. Oradaki bir kedi yavrusu, bir anda pirinci alıp kaçar.

O kadar yer, o kadar zaman, o kadar sıkıntı bu duruma Çok şaşırır, bu ne hâl ya Rabbi der. Gelir bildiği bilgin alim bir efendiye, bunun hikmetini sorar.

O mübarek zat da, ALLAH’u teâlâ bu pirincin üzerine kedinin ismini yazdı, biz ne yapabiliriz ki? Bu pirinç tanesini bu kedi yesin diye seni İstanbul’dan seni taaa buraya getirdi cevabını verir.

Şuna mutlak inanmalı kişi, kimse kimsenin rızkını yiyemez. Hiç kimse de rızkını bitirmeden ölmez. Peki, o zaman niye çalışıp para kazanıyoruz? Ehl-i sünnet âlimleri, (Çok sevab kazanmak için, çok para kazanmak lâzım) buyuruyorlar. Yani çok ibadet yapmak, çok kitap dağıtmak, çok hayır hasenat yapmak için çok para lâzım. İşte bu niyetle, helalinden çok para kazanmak için, çok çalışmak gerekir.

ilan366x (1)
Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.