CHP Elazığ Milletvekili Gürsel Erol, Türkiye Şeker Fabrikaları’nın 525 kişilik geçici işçi alımı ilanında Elazığ’a ayrılan sembolik kontenjanı Meclis gündemine taşıdı. Bakan Yumaklı’ya soru önergesi veren Erol, bu dağılımın gerekçelerini sordu.
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Elazığ Milletvekili Gürsel Erol, Türkiye Şeker Fabrikaları A.Ş. tarafından yapılacak olan 525 kişilik geçici işçi alımında Elazığ Şeker Fabrikası için sadece 4 kişilik kontenjan ayrılmasını Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine taşıdı. Erol, bu konunun Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı tarafından yanıtlanmasını talep eden bir soru önergesi sundu.
Erol, 1956 yılından bu yana faaliyette olan Elazığ Şeker Fabrikası için belirlenen kontenjanın kamuoyunda büyük bir tepkiye yol açtığını belirtti. Geçtiğimiz yıl aynı fabrikaya 45 işçi alınmasına rağmen bu yıl kontenjanın 4’e düşürülmesini mantığa aykırı bulduğunu ifade etti. Diğer iller için ayrılan kontenjanların daha yüksek tutulduğunu, Elazığ’ın ise neredeyse yok denecek kadar düşük bir kontenjana sahip olmasının eşitlik ve adalet ilkeleri açısından sorunlu olduğunu vurguladı.
Erol, kamu kaynaklarının dağıtımında tüm yurttaşlara eşit mesafede olunması gerektiğine dikkat çekerek, Elazığ’daki yüksek işsizlik oranının bu tür uygulamalarla daha da derinleşebileceğini ifade etti. Bu durumun kamuoyunda “Elazığ’a yönelik bilinçli bir ihmal mi var?” sorusunu gündeme getirdiğini kaydetti.
Gürsel Erol, önergesinde şu soruların yanıtlanmasını istedi:
> Türkiye Şeker Fabrikaları A.Ş. (TÜRKŞEKER) tarafından gerçekleştirilecek 525 kişilik geçici işçi alımında, 1956’dan bu yana üretime katkı sunan Elazığ Şeker Fabrikası için yalnızca 4 kişilik kontenjan ayrılması, kamuoyunda büyük bir tepkiye ve haklı bir sorgulamaya yol açmıştır.
> Geçtiğimiz yıl aynı fabrikanın 45 işçi alımına izin verilmişken, bu yıl kontenjanın 4’e düşürülmesi yalnızca teknik bir planlama tercihi olarak açıklanamayacak kadar izaha muhtaç bir durumdur.
> Diğer iller için ayrılan kontenjanlar yüksek tutulurken Elazığ’ın yok denecek seviyede en az kontenjana mahkûm edilmesi, eşitlik ve adalet ilkelerinin göz ardı edildiği yönündeki kanaatleri güçlendirmektedir.
> Bu tablo, kamuoyunda “Elazığ’a yönelik bilinçli bir ihmal veya siyasi saiklerle şekillenen bir tasarrufun söz konusu olduğu” anlayışını güçlendirmektedir.
> Kamu kaynaklarının dağıtımında tüm yurttaşlara eşit mesafede olunması gerektiği ilkesi bu tür uygulamalarla zedelenmektedir. İşsizliğin en yoğun şekilde yaşandığı Elazığ’a ayrımcılık yapılması yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda güven açısından da ciddi bir kırılma yaratmaktadır.
> Bu bağlamda;
> 1- Türkiye Şeker Fabrikaları A.Ş. tarafından yapılan işçi alımında iller bazında kontenjan dağılımı hangi objektif kriterlere göre belirlenmiştir?
> 2- Elazığ Şeker Fabrikası için yalnızca 4 kişilik kontenjan ayrılmasının somut ve ölçülebilir gerekçeleri nelerdir?
> 3- Geçen yıl 45 işçi alınan bir fabrikada kontenjanın bu derece düşürülmesi hangi planlama değişikliği ile açıklanmaktadır?
> 4- Diğer illerde yüksek kontenjanlar ayrılırken Elazığ’ın en düşük seviyede bırakılması, eşitlik ve adalet ilkeleriyle nasıl bağdaştırılmaktadır?
> 5- Elazığ’a yönelik bu düşük kontenjan uygulaması bilinçli bir tercih midir? Bu kararın alınmasında siyasi, idari veya farklı bir yönlendirme söz konusu mudur?
> 6- Elazığ Şeker Fabrikası’nın üretim kapasitesi ve işgücü ihtiyacı dikkate alındığında, 4 kişilik alımın yeterli olduğu yönünde bir teknik rapor mevcut mudur?
> 7- Elazığ’ın bu şekilde düşük kontenjanla karşı karşıya bırakılması halinde, Türkiye Şeker Fabrikaları A.Ş. tarafından mağduriyetin giderilmesi amacıyla ek alım veya kontenjan artışı yapılacak mıdır?
> 8- Kamuoyunda oluşan “bölgesel ayrımcılık” algısını gidermek amacıyla Bakanlığınızın şeffaflık ve denetim mekanizmalarını güçlendirmeye yönelik bir çalışması var mıdır?
Elazığ Son Baskı – Elazığ Haberleri