Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta yaşanan menfur saldırıların ardından derin bir üzüntü içerisinde olduklarını belirten Saadet Partisi Elazığ İl Başkanı Yunus Emre Yüksel, düzenlediği basın açıklamasında eğitim sistemindeki manevi tahribata dikkat çekti.
Saadet Partisi Elazığ İl Başkanı Yunus Emre Yüksel, yaptığı açıklamalarda öğretmenlik mesleğinin itibarsızlaştırılmasının ve okullardaki disiplin eksikliğinin toplumsal güvenliği ciddi şekilde tehdit ettiğine dikkat çekti. Yüksel, “Bir ülkenin asıl gücü tankı, topu değil; imanlı ve inançlı gençliğidir” diyerek, Milli Görüş lideri Necmettin Erbakan’ı anarak iktidarı popülist politikalardan vazgeçmeye ve “Önce Ahlak ve Maneviyat” merkezli bir eğitim modelini hayata geçirmeye çağırdı.
Yüksel, açıklamasında Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta meydana gelen menfur saldırılara da değindi. Bu olaylar sonucunda birçok insanın hayatını kaybettiğini ifade eden Yüksel, “Canımızdan canlar gitmiş, âdeta nefesimiz kesilmiş ve milletçe derin bir teessüre boğulmuş durumdayız. Bu vesileyle, yaşanan bu acı olaylarda vefat eden kardeşlerimize Allah’tan rahmet; kederli ailelerine, yakınlarına ve aziz milletimize sabırlar diliyorum” dedi.
Yaşanan bu acı sürecin ardından, yetkili mercilerden kamuoyunu tatmin edecek bir özeleştiri beklediklerini belirten Yüksel, iktidar mensuplarının uygulanan yanlış politikaların, öğretmenlik mesleğinin itibarsızlaştırılmasının ve okulların güvensiz hale gelmesinin sorumluluğunu üstlenip üstlenmeyeceklerini sorguladı. “Okullarımızda ahlak ve maneviyatın tükenme noktasına gelmesinde payı olanların, ‘Bu işin sorumlusu biziz’ erdemini göstermelerini bekliyoruz” diyen Yüksel, bugüne kadar yetkililerden bu konuda bir tavır göremediklerini vurguladı.
Yüksel, Milli Görüş mensupları olarak yıllar boyunca “Önce Ahlak ve Maneviyat” çağrısında bulunduklarını ifade etti. Eğitim yuvalarında evlatlara sadece akademik bilgiler değil, aynı zamanda merhamet, vicdan, emanete sadakat ve kul hakkı gibi ulvi değerlerin de öğretilmesi gerektiğinin altını çizdi.
Ancak iktidarın uyguladığı hatalı politikalar ve medya aracılığıyla yaygınlaşan yozlaşmış kültüre göz yumarak çocuklara Batı hayranlığının, gücün, korkunun ve şiddetin enjekte edilmesine müsaade ettiğini ifade eden Yüksel, gençlerin günahı, helali, haramı ve vatan sevgisini idrak edememe tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu belirtti.
Yüksel, iktidar yetkililerine açık bir çağrıda bulunarak, köklerine bağlı, imanlı ve inançlı bir nesil yetiştirmek ve benzer toplumsal acıların bir daha yaşanmasını önlemek için gerekli adımların ivedilikle atılması gerektiğini vurguladı. Bu bağlamda, aşağıdaki önerileri sıraladı:
Yüksel, sözlerini Merhum Prof. Dr. Necmettin Erbakan Hocası’nın “Bir ülkenin asıl gücü tankı, topu, tüfeği değil; imanlı ve inançlı gençliğidir” sözüyle sonlandırdı.
Elazığ Son Baskı – Elazığ Haberleri