Atılgan, Tüp Bebek Tedavisi Hakkında Bilgiler Verdi

Fırat Üniversitesi Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Remzi Atılgan, çocuk sahibi olamama olarak bilinen kısırlık (infertilite) ve tüp bebek tedavisi hakkında vatandaşları bilgilendirdi.

Atılgan, Tüp Bebek Tedavisi Hakkında Bilgiler Verdi
Yayınlama: 20.02.2026
A+
A-

Prof. Dr. Remzi Atılgan, kısırlığın tanımını yaparak düzenli ve korunmasız cinsel ilişkiye rağmen bir yıl veya daha uzun süre gebelik oluşmaması durumu olarak açıkladı. Özellikle otuz beş yaş üzerindeki kadınlarda bu sürenin altı ay olarak kabul edildiğini belirten Atılgan, 40 yaş üzerindeki kadınların zaman kaybetmeden doktora başvurması gerektiğini vurguladı.

Kısırlık sorunu yaşayan çiftlerin yaklaşık yüzde 85’inde belirlenebilir bir neden bulunduğunu ifade eden Atılgan, en sık karşılaşılan sorunların yumurtlama problemleri, erkek kaynaklı nedenler ve rahim ile yumurtalık tüplerine bağlı hastalıklar olduğunu söyledi. Ancak, çiftlerin yaklaşık yüzde 15’inde yapılan tetkiklerde net bir neden bulunamadığını ve bu durumun “nedeni bilinmeyen kısırlık” olarak adlandırıldığını aktardı.

Kısırlık tanılarının yüzde 25’inin yumurtlama problemlerinden kaynaklandığını belirten Atılgan, bu sorunu yaşayan kadınların büyük bir bölümünde polikistik over sendromunun görüldüğünü ifade etti. Bu hastalarda ilk aşamada yumurtlamayı düzenleyici ilaçlar ve ilişki zamanlamasının önerildiğini kaydetti.

Nedeni bilinmeyen kısırlık, çikolata kisti veya hafif derecede erkek kaynaklı kısırlık durumlarında, öncelikle yumurtlamayı destekleyici tedaviyle birlikte aşılama yönteminin uygulandığını söyleyen Atılgan, bu yöntemlerle gebelik sağlanamazsa tüp bebek tedavisine geçilmesi gerektiğini belirtti. Ayrıca, otuz sekiz ile 40 yaş üzerindeki kadınlarda tüp bebek tedavisinin ilk seçenek olarak değerlendirilebileceğini ifade etti.

Erkeklerde sperm sayısının çok az olması, spermlerin yeterince hareketli olmaması veya yapısal bozuklukların bulunması durumlarında ve kadınlarda her iki tüpün de kapalı olması halinde doğrudan tüp bebek tedavisinin tercih edilmesi gerektiğini vurguladı.

Kısırlığın sadece kadınlara ait bir sorun olarak görülmesinin yanlış bir algı olduğuna dikkat çeken Atılgan, nedenlerin kadın ve erkek arasında eşit oranda dağıldığını söyledi. Kısırlık vakalarının yüzde 40’ının kadın, yüzde 40’ının erkek kaynaklı olduğunu, kalan yüzde 20’sinde ise net bir neden bulunamadığını aktardı. Erkek kaynaklı kısırlığın, sperm testlerinde sayı, hareket veya yapı bozukluklarıyla tanımlandığını ifade etti.

Yaşam tarzının doğurganlık üzerinde önemli etkisi olduğunu belirten Atılgan, düzensiz beslenme, aşırı spor yapma, fazla kilo, yoğun stres, sigara kullanımı, alkol ve aşırı kafein tüketiminin çocuk sahibi olmayı zorlaştırdığını söyledi. Özellikle aşırı kilonun yumurtlama problemlerini artırdığını ve kısırlık riskini yükselttiğini vurguladı.

Bazı enfeksiyonların da doğurganlığı olumsuz etkileyebileceğini ifade eden Atılgan, bu enfeksiyonların kadınlarda rahim ve tüplerde iltihaplanmaya, erkeklerde ise üreme organlarında hasara yol açabileceğini belirtti.

Yumurtlama bozukluklarına neden olabilen diğer hastalıklar arasında tiroit bezinin az veya fazla çalışması, beyinle ilgili hormon bozuklukları, böbreküstü bezine ait hastalıklar ve nedeni tam belirlenemeyen yumurtlama sorunları yer aldığını aktaran Atılgan, aşırı zayıflık, yeme bozuklukları ve yoğun egzersizin de bu duruma yol açabileceğini kaydetti.

Aşılama yönteminin, hafif derecede erkek kaynaklı kısırlıkta genellikle ilk tercih edilen tedavi olduğunu belirten Atılgan, en az iki aşılama denemesine rağmen gebelik oluşmaması durumunda tüp bebek tedavisinin gündeme geldiğini söyledi.

Tüp bebek tedavisinde yumurtalıkları uyarmak için hormon ilaçları kullanıldığını ifade eden Atılgan, bu ilaçların kadının yaşına ve yumurtalık kapasitesine göre doktor tarafından ayarlandığını belirtti. Hastalara ilaç kullanımının özel eğitimli hemşireler tarafından ayrıntılı şekilde anlatıldığını kaydeden Atılgan, yumurtaların gelişiminin düzenli kontrollerle takip edildiğini söyledi. Yumurtalar yeterli büyüklüğe ulaştığında çatlatma iğnesi yapıldığını ve yaklaşık 36 saat sonra hafif anestezi altında yumurtaların toplandığını aktardı.

Toplanan yumurtaların laboratuvarda spermle döllendirildiğini belirten Atılgan, oluşan embriyonun gelişiminin takip edildiğini ve uygun görülen günlerde rahim içine yerleştirildiğini ifade etti. Gebelik testine kadar geçen sürede kullanılan ilaçların mutlaka doktor ve tüp bebek hemşiresi kontrolünde olması gerektiğini vurguladı.


Elazığ Son Baskı – Elazığ Haberleri

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.