Türk Ocakları: Teröre Taviz Verilmeden İnşa Edilecek bir ‘Terörsüz Türkiye’ İstiyoruz

Türk Ocakları, ‘Terörsüz Türkiye’ süreci kapsamında Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde görüşülmesi beklenen çerçeve yasa teklifine ilişkin kapsamlı bir açıklama yayımladı.

Türk Ocakları: Teröre Taviz Verilmeden İnşa Edilecek bir ‘Terörsüz Türkiye’ İstiyoruz
Yayınlama: 04.08.2026
A+
A-

Türk Ocakları, Türkiye’nin terör sorununa dair önemli bir açıklama yaptı. Bu açıklamada, kamuoyunda “Terörsüz Türkiye” olarak adlandırılan süreçle ilgili TBMM’de görüşülecek olan “Çerçeve Yasa” teklifine ilişkin görüşlerini paylaştı. Türk Ocakları, bu konudaki duruşunu, sürecin ilk gününden itibaren kamuoyuyla paylaştığını ve son gelişmeler üzerine tekrar duyurmanın gerekli olduğunu belirtti.

Açıklamada, “Terörsüz Türkiye” sürecinin başlangıcında, bu konu hakkında görüşlerin kamuoyuyla paylaşıldığı, daha sonra gerçekleştirilen genel istişare toplantıları ve bölge toplantılarında da aynı fikirlerin dile getirildiği ifade edildi. Bugün gelinen noktada sürecin yeni bir aşamaya taşınmak istendiği kaydedildi.

Türk Ocakları, TBMM’de görüşülmesi beklenen çerçeve yasa teklifinin içeriği hakkında kamuoyuna bilgi verilmediğini belirtirken, bölücü terör örgütü PKK’nın elebaşı tarafından onaylanan metnin, muhalefet partilerinin genel başkanları ve bazı milletvekillerince dahi bilinmediğine dikkat çekti.

Açıklamada, Türkiye’nin kırk yılı aşkın süredir mücadele ettiği etnik bölücü terör sorununu sona erdirmek için yürütülen samimi çabaların desteklenebileceği vurgulandı. Vatanını seven herkesin terörün sona ermesinden ve Türkiye’nin bölgesel bir güç haline gelmesinden memnuniyet duyacağı ifade edildi. Ancak, terör örgütü elebaşına “baş müzakereci” konumu verilmesinin ve süreç kapsamında anayasal ya da yasal değişikliklerin gündeme getirilmesinin kabul edilemeyeceği vurgulandı.

Türk Ocakları, başlangıçta kamuoyuna “hiçbir pazarlık yapılmayacağı” yönünde açıklamalar yapılmasına rağmen, anayasal düzenlemelerin konuşuluyor olmasının ciddi endişe yarattığını belirtti. Süreç kapsamında devlet ve millet tanımı ile milli kimlik konusunda önemli değişiklikler yapılacağına dair işaretlerin bulunduğu ifade edildi. PKK yöneticileri ve örgüte yakın siyasi çevrelerin egemenlik paylaşımı, iki resmi dil ve vatandaşlık tanımı konularındaki açıklamaları kamuoyunun bilgisi dahilinde olduğu belirtildi.

Türk Ocakları, Türk tarihinin Selçuklu’dan Osmanlı’ya, Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan süreç içerisinde şekillendiğini vurguladı. Anadolu topraklarının “Türkiye”, bu milletin ise “Türk Milleti” adıyla anıldığını belirtti. Türkiye Cumhuriyeti’nin üniter milli devlet yapısını zayıflatabilecek her türlü girişimin, devletin bütünlüğünü ve milletin birliğini tehlikeye atacağına dikkat çekildi. “Vatanını ve milletini seven hiç kimse buna izin vermez.” değerlendirmesi yapıldı.

Türk Ocakları, etnik köken ve mezhep ayrımı yapılmaksızın Cumhuriyet’in kurucu anlayışına bağlı olduklarını ifade ederek, “Biz Hep Birlikte Türk Milleti’yiz.” anlayışını savunmaya devam edeceklerini belirtti. Ayrıca, terör örgütü elebaşının sürecin onay mercii olarak gösterilmesinin kabul edilemez olduğunu, on binlerce insanın hayatını kaybetmesine neden olan terör örgütü mensuplarının ve yöneticilerinin siyaset yapabilecekleri bir zemin oluşturulmasına karşı çıktıklarını vurguladı.

Açıklamada, terör örgütünün yalnızca Türkiye’de değil, çevre ülkelerdeki tüm uzantılarıyla birlikte tamamen tasfiye edilmeden Türkiye’nin güvenliği, milli birliği ve devletin bekası açısından tehdidin ortadan kalkmayacağı savunuldu.

Sürece ilişkin bazı açıklamalarda kullanılan ifadelerin kamuoyunda yeni bir devlet modeli oluşturulacağı yönünde endişelere neden olduğu belirtilerek, bazı siyasi açıklamalarda sürecin “Cumhuriyet’in kurulması kadar önemli” olarak nitelendirilmesi, Türkiye Cumhuriyeti’nin üniter yapısından farklı bir modelin hedeflendiği yorumlarına yol açtı.

Türk Ocakları, ABD’nin Ankara Büyükelçisi Tom Barrack’ın daha önce dile getirdiği “çok topluluklu Osmanlı millet sistemi” benzeri değerlendirmelere atıfta bulunarak, Türkiye’nin böyle bir yapıya dönüştürülmesi yönündeki girişimlerin kabul edilemeyeceğini ifade etti.

Açıklamada, sürecin başlangıcında herhangi bir pazarlık yapılmayacağının hatırlatılmasıyla birlikte, PKK’nın silahla elde edemediği kazanımları siyasi yollarla elde etme algısının son derece sakıncalı olduğu vurgulandı. Terör örgütü mensuplarının herhangi bir ceza almadan toplumsal hayata kazandırılmasının şehit ailelerini ve gazileri derinden üzeceği, bunun ilerleyen süreçte yeni toplumsal sorunlara yol açabileceği belirtildi.

Türk Ocakları, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ndeki milletvekillerine çağrıda bulunarak, gündeme gelecek çerçeve yasa teklifinin tüm yönleriyle incelenmesini istedi. Teklifin milli bünyeye zarar verebilecek düzenlemelerden arındırılmadan kabul edilmemesi gerektiği ifade edildi ve milletvekillerinin tarihi bir sorumluluk taşıdığı vurgulandı.

Açıklamanın sonunda Türk Ocakları, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş felsefesine aykırı anayasa değişikliklerinin yapılmaması gerektiğini belirterek, anayasanın ilk dört maddesinin tartışmaya açılmaması gerektiğini ifade etti. Yerel yönetimler, eğitim dili ve vatandaşlık tanımıyla ilgili düzenlemelerin anayasanın temel ilkelerini zedelememesi gerektiği vurgulanarak, “Bu ülkenin adı Türkiye, bu milletin adı Türk Milleti, devletin dili Türkçe, bayrağı Türk Bayrağı, milli marşı ise İstiklal Marşı’dır.” ifadelerine yer verildi.

Türk Ocakları, açıklamasını “Teröristle müzakereye, bölücü terör örgütüne tavize hayır. Etnik köken, din ve mezhep ayrımı yapmaksızın milli birlik ve kardeşliğe evet.” mesajıyla sonlandırdı.


Elazığ Son Baskı – Elazığ Haberleri

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.